| Öncelikle şunun bilinmesi gerekir ki, burada anlatmaya çalışılan çareleri
yapmak ve uygulamak kolay değildir, insanı oldukça zorlayan, ama neticede
başarıya ulaştıran, borçlardan kurtulmaya vesile olan denenmiş, faydası
görülmüş metotlardır. Bunları uygulayan Allah’ın izniyle en kısa zamanda felaha
kavuşur, sıkıntılarından kurtulur ve rahata erer. Yapması söylemesinden çok
daha zor olan bu yöntemleri uygularken bize düşen sabretmek ve netice alıncaya
kadar devam etmektir. Çünkü borca giren bir kişi bir anda batmaz, yıllar
içerisinde üst üste yaptığı zararlar birikerek bugün itibariyle içinden
çıkılmaz bir hal almıştır.
Dolayısıyla borçluyu bir anda düzlüğe çıkaracak,
borçlarından kurtarıp rahata erdirecek meşru ve helal bir yol yok. Varsa da ben
bilmiyorum, bilsem de tasvip etmiyorum. Zaten insanı borçlu hale düşüren meşru
yolları terk edip aşırılığı kaçarak, gayri meşru yöntemlere başvurması değil
midir? Onu bu hale getiren şeye tekrar tekrar başvurması ahmaklıktan başka bir
şey değildir. Örneğin kumar borcu olan adamın bundan kurtulmak için tekrar
kumar oynaması ne kadar büyük bir gaflettir, bir aymazlıktır, bir akılsızlıktır.
İnançlı bir insanın yapması gereken iş ne kadar zor da olsa, eğer borçtan
kurtulmak istiyor ve mezara bu şekilde girmek istemiyorsa, meşru yolları
deneyip sabırla borcunun bitmesini beklemektir. Ki, tekrar ediyorum burada
anlatılan metotlar daha önce denenmiştir ve hakkını vererek yapıldığında
kesinlikle hayırlı neticeye ulaşılmaktadır. O yüzden yarı yolda bırakılmamalı,
sonuna kadar sabırla devam edilmelidir. Böyle yapmayıp sabırsızlık göstererek
yarı yolda bırakırsanız, hiç kusura bakmayın kabahat sizin.
Hasta olan bir kimse doktora gider ve doktor içinde 30 tablet bulunan bir
ilaç yazar ve reçeteye 3x1 olduğunu, yani günde 3 kez alınmasını gerektiğini
belirtir. Bu, 10 günlük bir tedavi anlamına gelir ve şifa için sonuna kadar
uygulanmalıdır. Bu hasta ilacı bir gün alıp bir gün almasa veya bazen bir bazen
üç kez alsa, ya da 3-4 gün sonra tamamen bıraksa ve iyileşmezse suç kimindir?
Tabi ki suç, tedaviyi ciddiyetle ve sabırla uygulamayan hastanındır ve bundan
dolayı ölse yeridir, suçlu kendisidir. Hastalığın ağırlığına göre uygulanacak
tedavi de değişir. Örneğin Verem gibi bazı hastalıkların tedavisi ve mikrobun
vücuttan tamamen atılması 1-2 yıl gibi uzun bir süreç gerektirir. Hasta bu süre
zarfında kendisine verilen birkaç tane ilacı düzenli bir şekilde almalıdır. 10
günlük bir tedaviyi bile düzenli uygulamayan birisi için bu çok uzun bir
süredir ve insanı bezdirir. Fakat bu hastalığın şakası yoktur. Ya tedaviyi
adamakıllı uygularsınız veya ölürsünüz.
Borçlu insanların durumu da birbirinden farklıdır. Bazılarının refaha
kavuşması için kısa bir süre gerekirken, çok ağır borcu olan kişilerin verem
hastalığında olduğu gibi rahata ermesi için uzun bir süre sabırla tavsiye
ettiğimiz metotları uygulaması gerekir. Sabretmez de yarım bırakırsa veya
aksatırsa neticeye ulaşamaz, bu hususta suçlu olan kendisidir. Madem ki onca
borca girmeyi becermiş, o zaman sonuçlarına katlanması gerekir. Sabırlı olursa
bazen umduğundan çok daha çabuk borçlarından kurtulması mümkündür. Bu kişinin
göstereceği gayrete bağlıdır.
|