Borçla Mücadele Platformu
Giriş



Newsletter


Lists:



Action:

Ana Sayfa      Borçtan Korunmak      İşleri büyütmek isterken fazla açılmayın
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle
Bir çok kişi bu söze yanlış mana vererek, ‘küçük işlerle uğraşma, büyük işler yap’ şeklinde yorumlar ve korkunç bir yanlışa sürüklenir. Sığ denize giren bir insanın beline kadar bile gelmeyen suyun içinde boğulması gerçekten çok saçma ve gülünç bir durumdur. Yüzme bilmeyen birisinin de metrelerce derinliğin olduğu kıyıya uzak bir yerde boğulması normaldir, hatta kaçınılmazdır. Burada sorulması gereken soru, yüzme bilmeyen bir kişinin bu kadar derin yerde ne işi olduğudur. Bunun intihardan farksız olduğunu herkes takdir eder.
 
Ortaokul yıllarımda arkadaşlarla çaya yüzmek için giderdik. Çay genelde yüzülemeyecek kadar sığdı. Ancak, bir bölümü çakıl çıkarmak amacıyla iş makineleriyle kazılmış olduğundan birkaç adam boyunda bir çukur oluşmuş, yüzmek için ideal bir yer haline gelmişti. Arkadaşlarımızdan biri yüzme bilmediğinden onu derin yere gelmemesi sığ yerde kalması için sık sık uyarıyorduk. Bazıları da yüzme bilmediği için onunla dalga geçiyordu. Benim çok samimi bir dostum olduğundan bir delilik yapar, arkadaşlara kızıp kendini derin yere atar diye gözüm sürekli ondaydı. Bir an orada olduğunu unutmuşum, arkamı döndüğümde arkadaşımı derin yerde suya batıp çıkarken ve çırpınırken gördüm. Allah’tan yakınındaydım ve hemen iki kişi yanına gidip kıyıya çıkardık. Biz olmasaydık su onun bu hatasını affetmeyecekti.
 
Teşbihte hata olmaz, küçük çaplı iş yapan birisinin bunu bile beceremeyerek iflas etmesi beline kadar battığı suda boğulmaya benzer. Hani çok büyük bir iş yapıp ta batsa bir derece mazurdur gibi düşünülebilir. Fakat, kıt imkanları olan bir iş adamının imkanlarının çok üstünde büyük işler yapmaya kalkması da, yüzme bilmeyen birinin derin denizlere açılmasına benzer ki, sonuç çoğu zaman baştan bellidir, bile bile ölüme gitmekten farkı yoktur ve boğulması kaçınılmazdır. İflas edenlerin yaptığı en büyük hatalardan birisi, bazı kişilere özenerek haddinden fazla açılmalarıdır. Dükkanında işleri çok iyi olan ve iyi para kazanan birisi hemen işleri büyütme ve daha çok para kazanma derdine düşer.
 
İlk yapılan şey başka bir mahalleye hemen bir şube açmaktır. Aklı sıra çok az kişinin olağanüstü yetenek, çalışma ve en çok da şansla başardığı gibi dükkanlar veya mağazalar zinciri kurmak ister. İlk açtığı şubede işler iyi giderse şubelerin ardı arkası kesilmez, bir süre sonra şehrin her tarafında bir düzine dükkan açmış olur. Rüzgar arkadan estiği sürece bir problem olmaz. Ama bazen rüzgar birden bire karşıdan esmeye başlar ve şartlar tamamen değişir. Bazı şubeler zarar etmeye başlar, ama bir kere kısa yoldan köşeyi dönmeyi kafaya koymuş, büyük denizde boğulmayı göze almış olan kişi, kolay kolay geri adım atmaz. İyi giden şubelerin kârıyla diğerlerinin zararını kapatır. Bu durum kâr eden şubeleri de olumsuz etkiler ve onları zayıflatır. Sonuçta zarar büyüdükçe büyür, en sonunda şubeleri birer birer elden çıkarır, bir an gelir merkezi de kapatmak zorunda kalır. Tabii bu bir anda olup bitmez, epey bir mücadelenin ardından gerçekleşir. Bu süre sonunda belki de ilk defa bir hesap çıkarır, bakar ki, hiç beklemediği kadar ağır bir borç yükünün altına girmiş. Artık eserine bakıp iftihar etme zamanı gelmiştir. Çünkü, en sonunda istediği olmuş, büyük denizde boğulmuştur.
Gözlükçü
Kamil bey gözlük ve gümüş takı satışıyla uğraşıyordu. Dükkanı büyük bir alışveriş merkezinin içerisindeydi, bunun yanı sıra internet üzerinden de satış yapıyor, oldukça iyi kazanıyordu. Çok kısa bir süre içerisinde biriktirdiği parayı ev peşinatı yapıp taksitle iyi bir ev aldı. Ancak, taksitler çok yüksekti ve bir süre sonra taksitleri ödemede zorlanmaya başladı. Durum iç açıcı değildi, çünkü sermaye tükenmeye başlamıştı. Hemen bir çare düşündü ve ikinci bir dükkan açmaya karar verdi. Başka bir semtte şube açtı, ama orada işler umduğu gibi gitmiyor, zarar ediyordu. Başka bir iş yapması gerektiğini düşündü ve büyük bir dükkan kiralayarak bilgisayar satışına başladı.
 
Ne yazık ki, bu işten de zarar etti, elindeki malları yarı fiyatına satıp bu işi bıraktı. Bu arada ev taksitlerini aksatmamak ve evi elinde tutmak için banka kredisi aldı. Birkaç ay kredi ile ev taksitlerini ödedi, ancak bir süre sonra hem ev taksitini, hem de kredi taksitini ödemek gerekiyordu. Bunun için başka bir iş daha yapmalı, daha çok kazanmalıydı. Pratik zekası devamlı fikir üretiyordu ve hemen yaklaşan Kurban Bayramını fırsat bilerek kurbanlık hayvan alıp satmaya karar verdi. Bu işte çok kâr olduğunu düşünmüştü. Fakat, bu işten diğer tüm işlerin hepsinden fazla zarar etti, para
kazanmak şöyle dursun borcuna borç eklendi. En sonunda sonradan açtığı
tüm işleri bıraktı, borcunu ödemek için acil olarak evi aldığından daha
düşük bir fiyata elinden çıkardı. Kısa süre sonra başlangıçta kâr eden
gözlük dükkanını da kapatmak zorunda kaldı.

Sunucu Sitenhazir.com