|
Bazı
kişiler ne kazandığının, ne de harcadığının hesabını yapmaz. Yine bazı esnaflar
kâr mı, zarar mı ettiğini hesaplamadan körlemesine iş yapmaya devam ederler. Bu
tip kişiler çoğunlukla zarar eder, boğazına kadar borca batıncaya değin zarar
ettiklerini fark edemezler. Bazıları da, ‘zarar ediyorum, ama başka çarem yok’
deyip bu şekilde devam ederler.
Bunların işi Nasreddin Hocanın fıkrasına
benzer: Hoca bir gün ticaret yapmaya karar vermiş ve pazara giderek 10 kuruştan
aldığı yumurtaları, 9 kuruştan satmaya başlamış. Görenler, ‘aman hoca ne
yapıyorsun, böyle ticaret yapılır mı, bile bile zarar ediyorsun’ şeklinde ikaz
etmişler. Hoca da,”aman canım ne olacak, dostlar alış verişte görsün”
deyivermiş.
Nasrettin
hoca gibi zarar ettiğini bile bile işi yapmaya devam eden kişilerin dilinde
dolaşan bazı söylemler vardır:
-“Bu işi
yapmaya mecburum, başka alternatifim yok”
-“Bundan
başka bildiğim bir şey yok, ne yapayım.”
-“Bu iş
benim baba mesleğim, ne olursa olsun devam ettirmem lazım”
-“Bunca
yıldır yaptığım işi bırakırsam konu komşu ne der”
-“Burada o
kadar kişi ekmek yiyor, işi bırakırsam perişan olurlar.”
Bu yaklaşım
sakattır, hastalıklıdır, hatta ölümcüldür, ne yazık ki bu sözlerle bir çok esnaf
kendi sonunu hazırlamaktadır. Böyle söyleyerek zarar ettiği işe bilerek devam
eden ve direnmeye çalışan kişi eninde sonunda işi bırakmak zorunda kalır. Hem
de sırtında kaldıramayacağı kadar ağır bir borç yüküyle. İşi bırakırsa ne
derler diye çekindiği konu komşusu, hatta akrabaları artık yüzüne bakmaz
olurlar, selamı sabahı keserler. Mağdur olmasınlar diye çalıştırmaya devam
ettirdiği işçiler kendilerine başka iş bulurlar, geriye dönüp bakmazlar bile.
Hatta son birkaç aydır alamadıkları maaşları için ikide bir gelip
sıkıştırırlar, kötü konuşmaya başlarlar. Velhasıl olan bizim esnafa olur.
Bu nedenle kesinlikle insanların lafına bakmayın, insanlar ne derler diye zarar ettiğinizi bile bile işi sürdürmeyin. İnsanlar ne derler saplantısı o kadar ölümcül bir hatadır ki, insanı cehenneme kadar götürür. Bunun en güzel örneği EbuTalip'tir. Bildiğiniz gibi Ebu Talip Peygamber Efendimizin amcasıdır. Küçüklüğünde bakımını üstlenmiş, her zaman ona kol kanat germiş, destek olmuş ve risaletinden önce de sonra da müşriklere karşı korumuştur. Ne var ki, Efendimizin(ASM) tüm çabalarına rağmen "Mekke'nin kadınları ne der" düşüncesiyle müslüman olmadığı ve müşrik olarak vefat ettiği rivayet edilmektedir. Oysa iman etseydi sahabe olacaktı ve Cennetin en mutena yerinde kendisine yer bulacaktı, Ama olmadı, büyük ihtimalle müşrik olarak öldüyse cehenneme gitti, kendi elleriyle kendini cehenneme attı.
İnsanların lafına bakarak zarar ettiği halde elalem ne der düşüncesi ile işe son vermeyip devam eden kişiler de eninde sonunda daha fazla dayanamayıp pes eder ve ödeyemeyeceği bir borç yükü altına girer, bir nevi kendi elleriyle kendini cehenneme atmış olur.
|