Borçla Mücadele Platformu
Giriş



Newsletter


Lists:



Action:

Ana Sayfa      Borçlardan Kurtulmak      Ceza indirimi talep edin
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle
Bu dünya, içindeki her şeyle birlikte fanidir, geçicidir. Dünyanın bizce meçhul bir ömrü, bir vadesi olup, vade dolduğunda harap olacağı gibi; canlı veya cansız her şeyin de bir ömrü vardır ve ömrü sona erdiğinde dağılır gider. İnsanların, hayvanların, bitkilerin, taşların, kullandığımız eşyaların, hatta yıldızların bile belirli bir var olma süresi vardır. Binaenaleyh, daha önce belirttiğimiz gibi, insanın başına gelen musibetler çoğu zaman kendi hatası yüzünden gelir. Allah günahının bedeli olarak insanlara ceza verir. Fakat bu cezanın bir süresi vardır ve bu süre bazen değişebilmektedir.
 
Nasıl ki, kanunlar nezdinde bir suç işleyen kişi yargılanır, suçu sabit olduğunda Türk Ceza Kanunu’nda belirlenen süre kadar hapis cezası alır. Fakat ilgili kanunda belirlenen bu süre, bazı durumlarda indirilebilmektedir. Mesela, kişinin yaptığı suçu itiraf edip pişmanlık duyması ve tekrar işlememe konusunda samimi bir kararlılık göstermesi halinde cezada indirime gidilir. Bunun yanı sıra kişi hapis yatarken uyumlu olur, olay çıkarmaz, diğer hükümlülerle iyi geçinir ve cezaevi yönetimine karşı itaatkâr olursa, iyi halinden dolayı da cezası indirilebilir veya kapalı cezaevinden yarı açık cezaevine nakledilmek suretiyle cezası hafifletilebilir. Ama cezaevinde bile yönetime isyan veya arkadaşlarına karşı cürüm işlemeye devam ederse, tekrar yargılanır ve bu suçun karşılığı olan ceza da öncekine eklenir ve süre uzar.
Aynen öyle de, Cenab-ı Allah bize dünyadayken verdiği cezayı bazı durumlarda azaltır, hafifletir veya çoğaltabilir. Bu, tamamen bize bağlıdır. O halde cezamızın süresini kısaltabilmek ve hatta bazen tamamen ortadan kaldırabilmek için gayret sarf etmemiz gerekiyor. Öncelikle yaptığımız hataları ve işlediğimiz günahları önce kendimiz kabullenip itiraf ederek, ciddi manada pişman olmamız lazım. Daha sonra da, bir daha aynı hata ve günahları işlemeyeceğimize dair azimli ve samimi bir istek duymalıyız. Bunu yaptığınızda vicdanınızın sesini dinleyin, nispeten de olsa rahatlamış olduğunu göreceksiniz. Ama vicdanın tam olarak huzura kavuşması için, ya işlenen suçun cezası çekilmeli veya affedilmelidir. Aksi halde vicdan asla susmaz. Borçlu kişi de yaptığı hataları kabul etmeli, günahlarını itiraf etmeli ve Allah’ın huzuruna gidip, el açıp şöyle yalvarmalı:
“Ey bu yerlerin ve göklerin Hâkimi. Bahtına düştüm, sana dehalet ediyorum. Bütün hata ve günahlarımla birlikte huzuruna geldim. Ben Senin zavallı bir kulunum, Senden başka gidecek kapım yok. Çünkü ben fakirim, Sen zenginsin; ben zayıfım, Sen kudretlisin; ben hizmetkârınım, Sen Efendimsin; ben kölenim, Sen Sahibimsin. Yarabbi beni başıboş bırakma, ben çok günah işledim, ama yaptıklarımdan dolayı çok pişmanım. Günahlarıma tövbe ediyorum, bir daha işlememem için bana güç ver, beni bağışla, borçlarımı ödememe yardım et, beni bu rezillikten kurtar. Senin her şeye gücün yeter.” 
 
Gerçekten samimi bir şekilde yapılan bu yakarışlarda ısrar edilmeli, netice alıncaya kadar devam edilmelidir. Bir kulun acizliğini ortaya koyup Allah’ın karşısında boyun eğmesi, gözyaşı dökerek af dilemesi, O’nun kudretine râm olması, Allah’ı razı eder ve merhametini celbeder, affedilmeye layık bir hale gelir.
 
Ancak suçunu kabullenip pişmanlık duymazsa veya suçunu affettirmek için af dilerken, bir yandan da günah işlemeye devam ederse, affedilmeyeceği gibi işlediği günah ve hataların cezası da öncekine eklenerek cezanın süresi uzar. Böyle davranan bir borçlu, borçlarını bitiremez, ömür boyunca borç ödemek zorunda kalır. Hatta bazıları, kanundan kaçıp saklananlar gibi, alacaklılarından kaçmak için bulunduğu diyarı terk ederler. Ama, borç kul hakkıdır, ondan kurtuluş yoktur. Nereye gitse peşinden gelir. Amerikan filmlerinde kovalayanların kaçanlara dediği gibi; “kaçabilirsin, ama saklanamazsın”.

Sunucu Sitenhazir.com