Borçla Mücadele Platformu
Giriş



Newsletter


Lists:



Action:

Ana Sayfa      Borçtan Korunmak      Haramlardan uzak durun
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle
Eşimin evde olmadığı bir gün elimde televizyonun uzaktan kumandası, canımın çektiği gibi doya doya zapping yapıp, o kanal senin bu kanal benim dolaşırken muhafazakar kanallardan birinde kalakaldım. Bir sohbet programıydı ve rüyalarda gördüğümüz cinsten ak saçlı, ak sakallı, nur yüzlü bir ihtiyar o yumuşak sesiyle içtenlikle bir şeyler anlatıyordu. Adeta insan kendini uyanıkken rüyada gibi hissediyordu. Belki hazinenin yerini söyler diye kulaklarımı iyice açtım ve dikkatle dinlemeye başladım. Şöyle diyordu ihtiyar:
 
“Bundan birkaç yıl evvel, istemediğim halde haberim bile yokken bankada duran parama faiz işletmişler. Derhal bu paradan kurtulmam gerekiyordu, bu haram paraydı, Allah korusun helal paramı da haram ederdi. Bu parayı ne yapmam konusunda bir çok kişiye danıştım. Kimisi yakacak parası olarak, kimisi tuvalet ücreti olarak kullanılabileceğini söyledi. Esnaf bir arkadaşım da hiçbir sevap beklemeden bir fakire verilebileceğini, kendisinin böyle bir aileyi tanıdığını ve istersem parayı onlara iletebileceğini söyledi. Ben de faiz olarak gelen bu parayı fakir aileye ulaştırmak üzere arkadaşıma verdim. Yalnız, bu esnaf arkadaşım işçi çalıştırıyordu ve her Cumartesi işçilerin haftalıklarının verilmesi gerekiyordu. O hafta parası yetmemiş ve işçilerin parasını verdiğim faiz parasından tamamlamış. Bu olaydan sonra iki yıl içerisinde arkadaşım iflas etti, perişan oldu. Çünkü az bir miktar haram para helalin içerisine karıştığı zaman tamamını haram ediyor. Bu aynen bir ton suyun içerisine bir miktar idrar veya pislik karışmasına benziyor ki, suyun tamamı kirlendiği için kullanılmaz dökülür.”
 
Ak saçlı ihtiyar belki hazinenin yerini söylememişti, ama hazine değerinde bir bilgi vermişti. Ağır borç yükü altında olan insanlar bu gerçeği göz önüne, başlarını da iki elleri arasına alıp, acaba helal parama böyle faizli bir para mı karıştı da, her şeyimi kaybettim diye düşünmeliler. Haram para malımızın içerisine sadece faizle girmez, çeşitli şekillerde bilerek veya bilmeyerek bulaşıp maalesef malımızı kirletir.
 
Mesela, işçi çalıştıran bir sanayici, çalıştırdığı işçinin ücretini tam olarak ödemeli, hatta dinimizin emrettiği şekilde daha teri kurumadan ödemeli, bununla da kalmayıp helallik dilemelidir. Bunu yapmazsa, işler kötü diye işçinin ücretinden kesinti yaparsa veya aylarca ücretini bekletirse işçinin hakkı esnafa geçer ve bu hak miktarı kadar para esnafa haram olur.
 
Yine, esnaf kusurlu bir malı kusursuz mal fiyatına satarsa aradaki fiyat farkı kadar para haram olarak helal paraya karışır. Günde sekiz saat mesai karşılığında maaş alan bir memur, mesaiyi aksatıp kendi dükkanında veya diğer bir işte çalışırsa, mesai içerisinde kazandığı para kendisine haram olur.  Günde beş vakit namaz kıldırmak için maaş alan bir imam, mazeretsiz olarak gelmediği vakitlerin karşılığı olan parayı kendisine haram etmiş olur.
 
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Herkes neyin haram neyin helal olduğunu aslında çok iyi biliyor, ama vicdanlarını rahatlatmak için bir kılıf buluyorlar. Haram helal konusunda duyarlı olmayan kişilere zaten bir diyeceğim yok. Çünkü bir şeyin haram veya helal olmasının ölçüsü Allah’ın emretmiş olmasına bağlıdır. Yani Yaratıcımız bu haram der, yasaklar, bizi ondan nehyeder veya bu helaldir der, o işi yapmamız için bizi teşvik eder. Emrini yerine getirenlere yardım eder, getirmeyenlere de cezasını hem bu dünyada, hem de öbür dünyada verir. Tercihi bize bırakmıştır.

Sunucu Sitenhazir.com