Bir çok kişisel gelişim kitaplarında değinildiği gibi; başarısızlık diye
bir şey yoktur, sadece sonuçlar vardır. Önemli olan insanın olayları
değerlendirme biçimidir. Yukarıda saydığımız, belki de aklımıza bile gelmeyen
türlü şekillerde borca giren insanlar, aslında neyin hata olduğunu, neyin iyi
olduğunu çok iyi öğrenirler ve bu tecrübeyi ömür boyu unutmazlar. Hani derler
ya; tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir diye! Bu tecrübe kişinin sonraki
yaşamında çok işine yarayabilir. Ancak burada bir noktanın altını çizmek
istiyorum. Akıllı bir kişi aynı delikten iki kere sokulmaz. Yani aynı hatayı
tekrar tekrar yapıyorsa, kusura bakmasın, ben o kişinin aklından şüphe ederim.
Çünkü akıllı adam bir kere hata yapar, fazlası hata sayılmaz. Ya kasten
yapıyor, ya da ahmaklıktır. Bir şekilde borca girmiş olan kişiler de bir çok
işi denemiş ve bu işlerden zarar etmiş, ama en azından tecrübe sahibi
olmuşlardır. Bu tecrübelerini daha sonra yapacağı işlerde kullanması borçluya
geçmişteki hatalarını telafi etme fırsatı verebilir.
“Dünyanın ilk otomobilini yapan Henry Ford’un fabrikasında çalışan bir
alt kademe yöneticisi, tam 2000 defa başarısız olur. Ford bu idareciyle görüşme
zamanının geldiğini düşünür ve ziyaretine gider. Tabii herkes bu yöneticiye
işini kaybedeceği için acımaya başlar. Aslında Türkiye’de olsa değil 2000, bir
yönetici birkaç kez hata yaptığında kendini savunma hakkı bile vermeden kapının
önüne koyarlar. Neyse ki, olay Türkiye’de değil Amerika’da cereyan ediyor. Ford
bu yöneticiyi karşısına alır, samimiyetle elini sıkar ve son derece ciddi bir
tavırla tarihe geçen şu cümleyi söyler: “Tebrik ederim, şu anda sizi
başarısızlığa götüren 2000 tane yol biliyorsunuz.”
|