Borçla Mücadele Platformu
Giriş



Newsletter


Lists:



Action:

Ana Sayfa      Borçlardan Kurtulmak      Her fırsatı değerlendirin
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle
İnsan bazen ne kaybettiğinin farkına varamaz ya da yıllar sonra farkına varır. Ama artık çok geçtir, atı alan Üsküdarı çoktan geçmiştir. Hemen herkes buna benzer durumları hayatında bir kez, bazıları da defalarca yaşamıştır. Bilirsiniz boksta maçı kazanmanın yolu mümkün olduğu kadar az yumruk yeyip, atabildiğin kadar yumruk atmaktır. Bu her iki rakip için de geçerli bir kuraldır. Ama kendisine atılan yumrukları en çabuk fark edip savunmasını yapan boksör rakibini alt edecektir. Yumruğu yedikten sonra fark eden boksör ise yenilmeye mahkûmdur.

            Teşbihte hata olmaz, hayatta insanların önüne bir çok fırsatlar çıkar. Ama bazı insanlar o fırsatları ya hiç değerlendiremez veya aradan uzun yıllar geçtikten sonra fırsat olduğunu anlar. Yumruğu gelirken göremeyip yedikten sonra fark eden boksör gibi, fırsat kaçtıktan sonra fark etmek son derece büyük bir gaflettir. İnsan acaba neden o anda ayağına gelen fırsatları göremiyor da, yıllar sonra anlıyor? Fırsatı neden geldiği anda algılayamıyor? Bunun mutlaka bir sebebi olmalı? Bu sebep ortadan kaldırılırsa kişi kendisine sunulan fırsatları zamanında değerlendirip hayatta daha başarılı olabilirdi.  Burada çok önemli bir sır var. Bu sırrın ne olduğunu anlatmadan önce, benim çok bariz bir şekilde kaçırdığım iki fırsattan bahsetmek istiyorum.

             Fırsat 1: Ortaokul yıllarında çok başarılı bir öğrenciydim. Zekiydim ve çok çalışkandım(hâlâ öyleyim:) Okulun ve dahi müdürün gözde öğrencilerinden biriydim, hatta birincisiydim. Bir gün okul müdürü beni çağırdı ve burs isteyip istemediğimi sordu. Ben de hayır diye cevap verdim, o gün bu gündür hâlâ kendime kızarım neden kabul etmedim diye. Bu ne salaklık, bu ne aymazlıktı. Hem fakirdim, hem de teklif edilen bursu geri çevirmiştim, bir anlamda hem kel hem foduldum. Zekiydim, ama aynı zamanda aptaldım da. Kendime ne desem haklıyım.            

            Fırsat 2: Liseyi bitirdiğimde üniversite sınavına girdim. O zamanlar sınav iki aşamalıydı ve tercihler şimdiki gibi puanlar belli olduktan sonra yapılmıyor, ikinci sınava başvururken tercihler de veriliyordu. Yani biraz toto oynamak gibi oluyordu. Neyse uzatmayayım, ben yükseklerden uçtum ve çok yüksek puanlı okulları yazdım, en son sıraya da ne olduğunu bilmediğim ve sonradan iş imkânının çok iyi olmadığını öğrendiğim bir okul yazmıştım. Tabi gele gele son sıradaki hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığım okul geldi. Okulu beğenmeyip seneye tekrar sınava girmek gibi bir lüksüm yoktu. Bir an önce okuma sürecini bitirip iş hayatına atılmam lazımdı.  İstemeye istemeye okula kayıt oldum. Okul başladıktan birkaç gün sonra beklenmedik bir şey oldu. Beklediğim fırsat ayağıma gelmişti. (bunun fırsat olduğunu bugün biliyorum). Üniversitede “anestezi teknikerliği” adında yeni bir bölüm açılmıştı, Türkiye’de açılan ikinci okuldu, yeni olduğu için tercih klavuzunda adı yer almamıştı. Aynı yıl eğitime başlayacağı için öğrenci arıyorlardı ve bizim okula gelip isteyenlerin bu okula geçebileceğini söylediler. Hiç birimiz 4 yıllık bir okulu bırakıp, iki yıllık olan bu okula geçmedik. Oysa bu bölüm günümüzde bile çok popüler ve mezunlar çok kısa zamanda iş bulabiliyorlar. Bu okulda okumuş olsaydım, iki sene sonra mezun olup iyi bir maaşla hemen işe başlayabilecek ve aileme destek olabilecektim.  Halbuki, iki sene fazladan okumuş, 7 sene sonra mesleğimden farklı bir branşta işe girmiştim ve maaşım diğer işten daha düşüktü. En kötüsü 7 sene daha zaten zor geçinen ailemi sömürmeye devam etmiştim. Kafamı ne kadar duvara vursam azdır.

             Eminim sizin de geçmişte kaçırıp, bugün farkına vardığınız ve kendinize kızdığınız bir çok fırsat elinize geçmiştir. Hele borçlu iseniz, ki  şu anda bu satırları okuyorsanız büyük bir ihtimalle borçlusunuz. O zaman bir sürü fırsatı değerlendiremeyip kaçırdığınızı ve şimdi kafanızı dağlara taşlara vurduğunuzu tahmin ediyorum. Peki fırsatlar neden kaçırılır?

Bunun en önemli nedeni bilgi eksikliğidir. Yani red ettiğimiz şey hakkında yeterince bilgi sahibi olmamaktır. Bize teklif edilen fırsatı kulaktan dolma bilgilerle değerlendirip veya geçmişte başımıza gelen kötü bir şeyle kıyaslayarak ön yargı ile yaklaşmamız sebebiyle fırsatı kaçırıyoruz. Meselâ, ben bursun ne olduğunu okul müdürüne sormadım bile. Aynı şekilde anestezi bölümü nedir, ne iş yaparlar, iş imkanı nedir hiç araştırmadan sırf iki yıllık olduğu için red ettim. Halbuki bugün bildiklerimi o gün bilseydim, kesinlikle bize sunulan bu fırsata balıklama atlardım.  Bir iş hakkında karar verirken bilgi sahibi olmadan karar vermek kadar, yanlış bilgi elde etmek veya yanlış insana danışmak da tehlikelidir.
O nedenle daima teyakkuzda olmak olmak gerektir. 


Sunucu Sitenhazir.com