Borçla Mücadele Platformu
Giriş



Newsletter


Lists:



Action:

Ana Sayfa      Borçtan Korunmak      Herkesten hediye almayın
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle
Bir Arap atasözü “insan ihsânın kölesidir” der. Gerçekten de bize hediye veren veya bize menfaati dokunmuş kişilere karşı bir minnet duygusu içinde olur, tabir yerindeyse gebe kalır, bir nevi borçlanmış oluruz. Ancak bilahare o kişi bizden bir şey istediği zaman da geri çevirmek çok zordur. Küçük bir hediye karşılığında çok büyük bir iyilik yapmak zorunda kalabiliriz. Neticede az bir menfaat bize çok zarara mal olur.
 
Meselâ, çok büyük bir borca kefil olmak gibi. Yalnız bir konuyu açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Tabii ki, hediye vereceğiz, alacağız, bu sosyal hayatın bir parçası, bir gereği, hatta, olmazsa olmazı. Ne var ki, hediye vermenin de bazı kuralları veya zamanları vardır. Düğünlerde, bayramlarda, doğumlarda, ev sahibi olmada, vedalaşmalarda, terfilerde, mezuniyette, özel günlerde vs. hediye vermek veya almak cemiyetimizin çok güzel adetlerindendir. Fakat hiçbir sebep yokken, ‘düğün değil bayram değil eniştem beni niye öptü’ cinsinden bir hediye, çok da samimi olmadığımız birinden gelirse, bunda bir art niyetin olabileceğini düşünmek gerekiyor. Pek çok konuda olduğu gibi, bu konuda da acizane ağzımızın yanmışlığı vardır:
 
“Yirmili yaşlardaydım, öğrenciydim, fakirdim, çulsuzdum, velhasıl ne ararsan vardı. Bu vaziyette beldemizin pazarında bir o yana, bir bu yana başıboş dolaşıp, isteyip de alamadıklarıma bakıp bakıp hayıflanırken, senede
bir defa gördüğüm bir zat-ı şahane ile karşılaştım. O köyümüzün ilk
okuyanıydı, emekli öğretmendi. Aynı zamanda bir sürü fındık tarlasının
da sahibiydi. Her sene fındık zamanı gelir zor bela işçi bulur,
fındığını toplatırdı. Halimi hatırımı sordu, eksik olmasın. Sonra
cebinden bir miktar para çıkarıp vermek istedi, almak istemedim(tabi bu
yalan) ama, öğrencisin ihtiyacın vardır, al dedi. Beni can evimden
vurmuştu. Parayı büyük bir saygı ve minnetle aldım, sonra gidip o
parayla biraz nefis terbiyesi yaptım! Üç gün sonra kara haber geldi,
bizim zat-ı şahane fındık tarlasında çalışmamı istiyordu. Çaresizdim,
hayır deme lüksüm yoktu, gidip borcumu ödeyinceye kadar ırgatlık yaptım.
Bu bana iyi ders olmuş ki, hafızama kazınmış. “

Sunucu Sitenhazir.com