Westminister
manastırının bodrumunda bir Anglikan piskoposunun mezarının üstünde yazılı olan
bir yazı. “Genç ve hür iken, düşlerim sonsuzken, dünyayı değiştirmek isterdim.
Yaşlanıp akıllanınca, dünyanın değişmeyeceğini anladım. Ben de düşlerimi biraz
kısıtlayarak, sadece memleketimi değiştirmeye karar verdim. Ama o da değişeceğe
benzemiyordu. İyice yaşlandığımda, artık son bir gayretle, sadece ailemi,
kendime en yakın olanları değiştirmeyi denedim. Ama maalesef bunu da kabul
ettiremedim. Şimdi ölüm döşeğinde yatarken birden fark ettim ki; önce yalnız
kendimi değiştirseydim, onlara örnek olarak ailemi de değiştirebilirdim.
Onlardan alacağım cesaret ve ilhamla, memleketimi daha ileri götürebilirdim.
Kim bilir, belki dünyayı bile değiştirebilirdim.”
Borçlu kişi şunu iyice kafasına
sokmalıdır; başarısızlığının sebebi kendisini şartlara göre değiştirmemesi,
oyunu kendi kurallarına göre oynamak istemesidir. Oysa hayatın kuralları
kesindir, bunları değiştirmeye kalkanların sonu hüsranla biter. Müzik
değiştiğinde dansın da değiştiği gibi, şartlar değiştiğinde insan kendini
değiştirmeli, yeni oluşan şartlara uymalıdır. Ziya Paşanın dediği gibi, “Eski
hal muhal, ya yeni hal, ya izmihlal”, yani eski durum ortada yoksa, ya yeni
duruma alışacaksın ya da mahvolup gideceksin. Borçlu, varlıklı günlerinde
olduğu gibi davranmaya devam eder, hayatından taviz vermezse, alışkanlıklarından
vazgeçmezse, borçtan kolay kolay kurtulamadığı gibi, daha da borca batar. Bu
sebeple eski alışkanlıklarını bırakıp, zaruri olan ihtiyaçlarından başka hiçbir
şeye para harcamamalıdır.
|