|
Allah imtihan sırrı gereği herkesi dünyaya eşit şartlarda göndermez. Kimileri doğduğunda kendilerini çok büyük bir bolluk ve zenginliğin içerisinde bulurken, kimileri de doğar doğmaz fakirlik ve yoklukla yüzleşir. Bu iki tip insanın yaşam standardı ve hayattan beklentileri oldukça farklıdır. Çünkü birinin doğar doğmaz elde ettiğini, diğeri hayatı boyunca kazanmaya çalışacaktır. Biri her gördüğünü alıp, bir giydiğini bir daha giymeyip har vurup harman savururken, diğeri zaruri ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorluk çekecek, kimi zaman aç, kimi zaman da açıkta olacaktır. Bu iki insanın paraya verdiği kıymet elbette aynı olmayacaktır. Zengin için para elinin kiridir, ama fakir için kutsal bir varlıktır, aştır, eştir, başını sokacak bir yuvadır, ayağını yerden kesecek mütevazi bir arabadır. Bu yüzden fakir paranın kıymetini çok iyi bilir.
Paranın Kıymetini En İyi Kim Bilir?
Dünyada paranın kıymetini bir borçlu kadar iyi hiç kimse bilemez. Dünyada herkesin bir derdi vardır. Kimisi boşanmıştır, kimisinin çocuğu olmuyordur, bazılarının çok sevdiği bir insan ölmüştür, bazıları kronik hastadır, bazılarının sevdiğini eller almıştır, bazılarının namusu kirletilmiştir. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Para bu tip insanların derdine derman olamaz. Servet sahibi de olsa, kasalar dolusu parası, yatları katları da olsa gideni parayla geri getiremez. Ama bir borçlunun tüm derdi paradır. Bir borçlu borçlarını ödeyecek parayı bulsa, âdeta dünyaya yeniden gelmiş gibi olur, sevinçten deliye döner. Çoğu borçlunun belli bir geliri vardır, çünkü geliri olmayan birisi borç yapamaz. Hiçbir şeyi olmayan fakir bir adamın borç yapması çok zordur. Ama düzenli maaşı olan biri, hele de devlet memuru ise çok rahat borca girebilir. Çünkü ödeme gücü vardır. Hiçbir esnaf devlet memuruna mal vermekten çekinmez. Sicili temiz bir memura hangi banka olursa olsun istediği krediyi veya yüksek limitli kredi kartını verir.
Başlangıçta borcu olmayan böyle bir zat-ı muhterem hele yokluktan da geldiyse, aç sefil geçen yılların acısını çıkarmak adına fütursuzca harcama yapmaya başlar. Çoğu zaman ihtiyacı olmayan şeyleri alır. Reklamda görür canı ister, vitrinde görür hoşuna gider, tezgahta gözüne takılır, belki bir gün lazım olur, bir kenarda dursun der alır. İşin ilginç yanı, özellikle marketlerden alışveriş yaparken kredi kartıyla alıyorsa fiyatlara hiç bakmaz. Böyle bir harcama alışkanlığı olan ve geliri de yüksek olan kişilerde para bir yandan oluk gibi gelir, diğer yandan oluk gibi gider. Bu kişilerin yaptığı en ölümcül hata; bütün bunlar olurken hesap kitap yapmamalarıdır. İşlerin kötüye gittiğini aybaşında hesabındaki eksi bakiyeyi görünce fark eder. Bir bakar ki, kredi kartı almış başını gitmiş. Bir çok bankadan aldığı ve neredeyse maaşının veya gelirinin 10 katına ulaşan toplam limitin yarısını bitirmiştir. Biraz endişelenir ama, umursamaz; çünkü arkasında koskoca banka vardır.
Çare olduktan sonra korkmaya hiç gerek yoktur. Hemen kalan limitle 12 ay taksitle altın veya döviz alıp yıllık % 30 zararla bozdurarak o ayın kart borcunu kapatır. Bu yaptığı borcunu çoğaltmaktan başka bir şey değildir, ama ona göre borcunu ödemiştir.Aylar birbirini kovalar, kartlar birbirine aktarılır, faiz faiz üstüne biner, derken günün birinde tüm limitler tükenir. O güne kadar dost görünen banka düşman olur. Ne yiyip ne içtiğini düşünmez, her ay maaşını bloke etmeye başlar. Bu kez kirayı ödeyemez, eve ekmek götüremez duruma düşer. İşte o an kabir azabını daha dünyadayken çekmeye başlar. Çünkü ihtiyaçlarını karşılamak için sağdan soldan borç istemek zorundadır, başlangıçta bulur da. Fakat sürekli insanlardan borç istemek zorunda kalmak çok zor bir olaydır. Ama zamanla bunları da ödeyemediği için adı çıkar ve kimseden borç isteyemez, istese de kimse vermez. Daha önce paradan bile saymadığı bozuk paraları dahi bulamaz olur. Bu durum kabir azabının cehennem azabına döndüğü andır. Maalesef bu azaba çoğu kişi tahammül edemez ve Allah korusun canlara kıyılır, yuvalar dağılır gider. Bu aşamadan sonra toparlamak çok zordur ve insan için dayanılması çok zor olan bir borç dönemi başlamış olur. Bu duruma düşmek istemeyen paranın kıymetini bilmelidir.
|