Borç Platformu
Salatı Tefriciye Duası
İmamı Kurtubî Hazretleri şöyle buyurmuş: “Bir kimse, çok önemli bir işinin veya önemli bir dileğinin gerçekleşmesini, ya da üzerinde devam edip duran büyük bir belanın üzerinden çekilip gitmesi (kalkması) için “Salât-i Tefriciye”yi (4444) defa okuyup, bu mübarek Salâtü Selâm ile Yüce Peygamberimizi vesile edinse, hiç şüphe ve tereddüt yoktur ki, Yüce Allah, o kulunun istek ve muradının olması için hayırlı bir sebeb yaratır ve ona muradını verir.”
 
Okunuşu:

Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil ukadü ve tenfericu bihil-kürebü ve tukdâ bihil-havâicu ve tünâlü bihir-reğâibü ve hüsnül-havâtimi ve yustaskal ğamâmu bivechihil Kerîm ve alâ âlihî ve sahbihi fî külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lûmin lek.” 

 
MANASI:

“Allahım! Bizim Efendimiz Muhammed’e (sav) kusursuz bir salât ve rahmet, mükemmel bir selâm ve selâmet vermeni diliyoruz. O Peygamber ki, onun hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar ve belalar onun hürmetine açılıp dağılır, hacet ve ihtiyaçlar onun hürmetine yerine getirilir. Maksatlara O’nun hürmetine ulaşılır, güzel sonuçlar O’nun hürmetine elde edilir. O’nun şerefli yüzü hürmetine bulutlardaki yağmur istenilir, Allah’ım, onun ehl-i beytine, ashabına da her göz kırpacak kadar zamanda (her an, saniye) her nefes alacak zamanda sana malum olan varlıklar sayısınca salât et.

Borcu Kolay Ödemek İçin Dua
Ebû Said El-Hudrî'den Radıyallahu Anh rivayet edildiğine göre, şöyle demişdir:

"Bir gün, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mescide girdi. Bir de orada Ebû Umâme adında ensardan bir adam bulunuyordu. Peygamber ona:
“Ey Ebû Umâme! Böyle namaz vakti olmadığı bir zamanda seni burada oturuyor görmekteyim, (nedir bu halin)?” dedi. Ebû Umâme:
-Üzerime çöken üzüntüler ve borçlar, ya Rasûlallah!...deyince Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:
-Sana bir takım sözler öğreteyim mi ki, onları söylediğin zaman, Allah senin üzüntünü gidersin ve senden borcunu ödesin? Ben; ‘evet (öğret) ya Rasûlallah’ dedim. Peygamber efendimiz şöyle buyurdu: “Sabahladığın ve akşamladığın vakitlerde şunları söyle:

 
Okunuşu:
"Allâhümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli. Ve eûzü bike minel cübni vel buhli. Ve eûzü bike min ğalebetid deyni ve gahrir ricâli."
 
Manası:
“Allah'ım! Üzüntü ve kederden sana sığınırım. Acziyetden ve tenbellikten sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borç altına düşmekten ve düşmanların üstün gelmesinden sana sığınırım." Ebû Umâme der ki, ben bunu yaptım. Allah Tealâ, üzüntü ve kederimi giderdi ve borcumu benden kaldırdı.”

Borç Ödemek İçin Dua
Hazreti Ali'den Radıyallahu Anh rivayet edildiğine göre, bir, mükâteb (borçlu köle) kendisine gelip şöyle dedi: “Ben âzâd olma karşılığı olarak ödeyeceğim borcumdan acziyete düştüm, bana yardım et.” Hazreti Ali:
“Rasûlullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana öğretmiş olduğu bir takım sözleri öğreteyim mi? Senin üzerinde dağ kadar borç olsa dahi, Allah onu sana ödetir.
 
Okunuşu:
"Allâhümmekfinî bihalâlike an harâmike ve ağninî bifadlike ammen sivâke."
 
Manası
“Haramına karşı beni helâlin ile yetindir, Allah'ım! Senden başkasından da fazlınla beni müstağni kıl (senden başkasına beni muhtaç etme.)”
Borç Belasından Kurtulmak İçin Dua
Ebu'd-Derdâ'dan Radıyallahu Anh rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kim sabah ve akşam yedi kez şu sözleri söylerse, dünya ve ahiret işlerinden kendisine üzüntü veren şeyleri Allah giderir:
Okunuşu:
"Hasbiyellâhu lâ ilâhe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîmi."
 
Manası:
"Allah bana kâfidir; O'ndan başka ilâh yoktur. O'na tevekkül ettim; O, büyük Arş'ın Rabbidir."

Borcu Olanlar İçin Dua

Ebû Said El-Hudrî'den Radıyallahu Anh rivayet edildiğine göre, şöyle demişdir:
"Bir gün, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem mescide girdi. Bir de orada Ebû Umâme adında ensardan bir adam bulunuyordu. Peygamber ona: Ey Ebû Umâme, böyle namaz vakti olmadığı bir zamanda seni burada oturuyor görmekteyim, (nedir bu halin)? dedi. Ebû Umâme:
-Üzerime çöken üzüntüler ve borçlar, ya Rasûlallah!...deyince Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:

Sana bir takım sözler öğreteyim mi ki, onları söylediğin zaman, Allah senin üzüntünü gidersin ve senden borcunu ödesin? Ben, evet (öğret) ya Rasûlallah, dedim. Peygamber efendimiz buyurdu: “Sabahladığın ve akşamladığın vakitlerde şunları söyle:
 
Okunuşu:
"Allâhümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli. Ve eûzü bike minel cübni vel buhli. Ve eûzü bike min ğalebetid deyni ve gahrir ricâli."

“Allah'ım! Üzüntü ve kederden Sana sığınırım. Acziyetden ve tenbellikten sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten Sana sığınırım. Borç altına düşmekten ve düşmanların üstün gelmesinden Sana sığınırım." Ebû Umâme der ki, ben bunu yaptım. Allah Tealâ, üzüntü ve kederimi giderdi ve borcumu benden kaldırdı.”

Borçlunun Okuyacağı Dua
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
“Her kim, Vâkıa sûresini her gece bir defa okumayı âdet haline getirirse, ömründe fakirlik görmez.”
“Vâkıa sûresi zenginlik sûresidir. Onu okuyunuz ve kadınlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz.”
Birgün Hz. Ebû Bekr, Resûlullah efendimize; "Yâ Resûlallah, saçlarında beyazlıklar belirdi" demişti. Bunun üzerine Resûlullah efendimiz buyurdu ki:
“Saç ve sakalımı Hûd Vâkıa, Mürselât sûreleri ağarttı.”
Resûlullah efendimizin böyle buyurması, bu sûrelerde, kıyâmet hallerini, eski kavimlerin uğradığı âkıbetleri düşünmesi ve ümmeti için üzülmesi sebebiyledir.
Abdullah bin Mes'ûd gözlerini açtı ve buyurdu ki:
"Onlara Vâkıa sûresini bırakıyorum. Bu sûreyi okuyan aslâ fakirlik yüzü görmez."
Borçlu Duaları
"Allahümmekfinî bi–halâlike an harâmike ve ağninî bi–fazlıke ammen sivâk."(1)

"Allah'ım! Rızkı helâlinden vererek beni harama düşürme ve bana ihsanını lutfeyle. Beni Senden başkalarına muhtaç eyleme."

"Allâhümme yâ Ganiyyü yâ hamîdü yâ mübdiü yâ muîdü yâ rahîmü yâ vedûd! Eğninî bihalâlike an harâmike bi–fazlike ammen sivâke"

"Ey zengin olan, bütün hamdler kendisine âid olan, ey yoktan yaratan ve tekrar iâde edecek olan, ey dostlarına çok acıyan ve çok seven Allah'ım! Beni helâlinle perverde eyle, harama düşürme ve fazl u kereminle Senden başkasına muhtaç eyleme."

"Bu duâyı yetmiş kere okuyan kimsenin kısa zamanda zengin olacağı, bir kısım ulemâ ve meşayıhtan nakledilmiştir.

Yazışmalı bir köle Hz. Ali Radyallâhu Anh'a gelir ve:
"Sahibimle anlaştığım parayı ödemekten âciz kaldım, bana yardın ediniz" der. Damad–ı Nebî Radıyallahu Anh ona:

"Rasûlullah Aleyhisselâtu Vesselâm'ın bana öğrettiği kelimeleri sana öğreteyim. Onu okuduğun takdirde üzerinde Sebir dağı kadar borcun olsa da Allah Teâlâ onu sana ödettirir" demiş ve şu duâyı öğretmiştir:
"Allah'ım, yeterince helâlinden vererek beni haramından koru. Lütfunla ver, başkasına muhtaç etme."(2)
"Borç yükü altında olanların bu duâyı okudukları takdirde, borçları Sebir dağı kadar da olsa, Yüce Allah ödetir."(3)

İbn–i Abbas Radıyallâhu Anh Efendimiz Aleyhisselâm'dan naklediyor:
"Her kim, Cuma namazından sonra, oturduğu yerden kalkmadan yüz defa:
"Sübhânallahi vebihamdihî sübhânallâhilazîm vebihamdihî estağfirullah," Yâni:
"Kim Allah'ı tesbih eder, hamd eder ve O'ndan mağfiret dilerim" derse, Allah Teâlâ onun yüzbin günahını, ana babasının da yirmi dörtbin günahını bağışlar."(4)
İbn–i Hibban da Cumadan sonra yüz kere yukarıdaki tesbihi yapanı Allah Teâlâ'nın zengin edeceğini nakletmiştir.

Borçlunun Okuması Gereken Dua

Ebû Abdullah el-Kuresî hazretleri, duâsi makbûl bir zât idi. Mısır’da bulundugu sırada büyük bir kıtlık olmustu. Bunun üzerine Mısır’dan ayrılıp Kudüs’e gitti. Filistin’deki Halîlürrahmân denilen yerdeki Ibrâhim aleyhisselâmin makâmını ziyâret etti. Ziyâret sırasında İbrâhim aleyhisselâmin makâmı yanında uyuya kaldı. Rü’yâsinda İbrâhim aleyhisselâm tarafından karşılandı. Ebû Abdullah el-Kuresî, İbrâhim aleyhisselâma; “Ey Halîlullah! Mısır’da büyük bir kıtlık var. Duâ buyurunuz” diye arzetti. Hz. İbrâhim de kıtlığın kalkmasi için duâ etti. Ebû Abdullah el-Kuresî daha sonra uyanıp Kudüs’e döndü. Çok geçmeden kıtlığın kalktığı haberini ögrendi.

Abdullah Kuresî buyurdu ki:

Bir gün hocam Ebü’r-Rabî bana, “Sana bitmek tükenmek bilmeyen bir hazîne ögreteyim mi?” dedi. Ben de, “Evet” deyince, Ebü’r-Rabî bana, “Su duâyi devamli oku” dedi...

Okumamı istedigi duâ söyle idi: “Yâ Allah, yâ Vâhid, yâ Mûcid, yâ Cevâd, yâ Bâsit, yâ Kerîm, yâ Vehhâb, yâ ze’t-Tavl, yâ Ganî, yâ Mugnî, yâ Fettâh, yâ Rezzâk, yâ Alîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ Bedîassemâvâti vel-ard, yâ ze’l-celâli vel ikrâm... Yâ Hannân, yâ Mennân infehnî minke bi nafhati hayrin tugnînî bihâ ammen sivâk... in testeftihû fekâd câekümü’l-feth... Innâ fetehnâ leke fethan mübînâ... Nasrun minellahi ve fethun karîb... Allahümme yâ Ganî, yâ Hamîd, yâ Mubdi’, yâ Muîd, yâ Vedûd, yâ ze’l-arsil Mecîd, yâ Fe’âlen limâ yürîd, ikfini bihelâlike an harâmike ve agninî bi fadlike ammen sivâke vahfaznî bimâ hafizte bihizzikr... Vensurnî bimâ nasarte bihirrusül... inneke alâ külli sey’in kadîr...”
Sonra bana, “Her kim su duâyi namazlardan sonra, özellikle Cuma namazindan sonra okursa, Allahü teâlâ onu her türlü kötülükten muhafaza eder. Düsmanlarina karsi muzaffer kilar, ona ummadigi yerlerden riziklar verir, geçimini kolaylastirir. Borcu daglar kadar büyük ve kabarik olsa dahî, Allahü teâlânin lutfu, keremi ve inâyeti ile öder” dedi.

Kendisi söyle anlatır:

Bir gün Abdullah el-Muâvirî’ye gittim. Bana, “Ey serîf! Başın darda kaldığı zaman, yapacak oldugun bir duâ ögreteyim mi?” diye sordu. Ben de “Evet” dedim. Bunun üzerine su duâyi ögretti: “Yâ Vâhid, yâ Ehad, yâ Vâcid, yâ Cevâd, Infehnâ minke bi nefhati hayrin inneke alâ külli sey’in kadîr...”

Basim darda kalmadi...

Abdullah el-Muâvirî bu duâyi bana ögretmek için okuduktan sonra, basim hiç darda kalmadi, rizkim çogaldi. Duâda, maksadin hâsil olmasi için, duâ eden kimsenin i’tikâdinin düzgün olmasi, namazini muntazam kilmasi ve dînin emir ve yasaklarina elinden geldigi kadar uymasi sarttir.

Ayrica, bir kimse bir derde veya borca giriftâr olursa, “Allahümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli ve eûzü bike minel cübni vel buhli ve eûzü bike min galebetid deyni ve kahrirricâl” duâsini okusun, buyurulmustur.

Borçlardan Kurtulma Duası

Hadis-i serifte buyuruldu ki: “Allahtan veya insanlardan bir istegi bulunan, güzelce abdest alip iki rekat namaz kilip, Allahü teâlâya hamd, Resulüne salevattan sonra su duâyi okusun:

“La ilahe illallah-ül-halim-ül-kerim. Sübhanallahi Rabb-il-ars-il-azim. Elhamdü lillahi Rabbil âlemin. Eselüke mucibati rahmetike ve azaimi magfiretike vel ganimete min külli birrin vesselamete min külli ismin la teda li zenben illa gafertehü vela hemmen illa ferectehü vela haceten leke fiha ridan illa kadayteha ya erhamerrahimin”

Hacet namazi, 2, 4 veya 12 rekat olarak kilinir. Birinci rekatta Fatihadan sonra üç kere Ayet-el kürsi, diger rekatlerde Fatiha ile birer kere Ihlas ve Muavvizeteyn [iki kuleuzü] okunur.

“Ömründe bir defa olsun kil!”

Peygamber efendimiz amcasi hazret-i Abbâs’ bir defasinda buyurdu ki:

- Ey Abbâs, sana bir ihsânda bulunayim mi?

- Evet yâ Resûlallah!

- Ben sana birsey ögreteyim ki, onu isledigin vakit Allahü teâlâ, senin günâhinin evvelini ve âhirini, yenisi ve eskisini, kasitlisini ve kasitsizini, küçügünü büyügünü, gizlisi ve açigini bagislasin!

- Yâ Resûlallah ögretecegin bu sey nedir?

- Dört rek'atli namaz kil! Her rek'atte, sübhanekeden sonra on defa, (Sübhânallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illâllahü vallahü ekber) dersin. Fâtiha'dan sonra bir zammi sûre okuyup ayakta iken onbes defa, (Sübhânallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illâllahü vallahü ekber) dersin! Rüku'a egilince bunu on defa söylersin! Rüku'dan kalktiginda ayakta oldugun hâlde, bunu on defa söylersin! Sonra secdeye varir, orada on defa söylersin! Secdeden kalkip oturdugunda on defa söylersin! Tekrar secdeye vardiginda on defa söylersin! Sonra ikinci rek'ata kalkarsin! Birinci rek'attaki gibi dört rek'ati da kilarsin! Artik senin günâhlarin Alic'in (yürümekle dört gecede katedilen kumluk bir yer) kumlarinin sayisi kadar da olsa, Allahü teâlâ seni bagislar. Bunu hergün bir defa kilmaya gücün yeterse kil!

- Yâ Resûlallah, bunu hergün yapmaga kimmin gücü yeter.

- Hergün kilmaya gücün yetmezse, her Cum'a bir defa kil! Her Cum'a kilamazsan, ayda bir defa kil! Ayda bir defa kilamazsan senede bir defa kil! Senede bir defa kilamazsan ömründe bir defa olsun kil!

Borçlu İken Okunacak Dua
*Cenabı Peygamber (s.a.v)Efendimiz ashabı kiramdan Muaz b.Cebel (r.a) hazretlerini bir cuma günü göremez ve Cuma namazından sonra yanına teşrif eder ve nerede olduğunu sorar.
   Muaz b. Cebel (r.a):
  ''Ya Resulallah,bir yahudinin üzerimde kırk dirhem gümüş alacağı olduğundan,taraf-ı saadetinize teveccüh etmişken huzurunuza varabilmekten beni men etmiştir.''cevabında bulunur.
     Cenabı Peygamber Efendimiz:
    ''Ya Muaz, sana bir dua öğreteyim ki ona devam edersen Sabır dağı kadar borcun olmuş olsa Cenabı Hakk onu ödetir.''buyururlar ve bu duayı öğretirler.
     *Diğer bir hadisi şerifte bu duanın esrarına dair Resulü Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:
      '' Ya Muaz!Kulak ver,iyi dinle.Sana öyle bir dua öğreteceğim ki,üzerinde Uhud dağı kadar borcun olsa Cenabı Ecelli A'la sana borcunu ödettirir.''

          Allâhümme mâlikel mülki tü'til mülke men teşâü ve tenziul mülke mimmen teşâü ve tüızzü men teşâü ve tüzillü men teşâü bi yedikel hayr,inneke alâ külli şey'in kadyr.Tûlicül leyle fin nehâri ve tûlicün nehâra fil leyli ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayyi ve terzüku men teşâü bi ğayri hısâb.Rahmâned dünyâ vel âhırati ve rahıymehümâ tü'tî men teşâü minhümâ ve temneu men teşâ',ırhamnî rahmeten tuğnînî bihâ an rahmeti men sivâk.

 Sponsor Reklamlar