Borçla Mücadele Platformu
Giriş



Newsletter


Lists:



Action:

Ana Sayfa      Borç Nedir?      Borç esir olmaktır
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle
Bir Alman atasözü ödünç alan, özgürlüğünü satar der. Bu sözün ne kadar doğru olduğunu borçludan daha iyi kimse bilemez. Çünkü, borçlu olmayan insanlar sizin borçlu olduğunuzu biliyorlarsa sizi yadırgarlar. Borçlu olduğunuz için bir çok şeyi yapmaya hakkınız yoktur. Örneğin, üzerinize başınıza doğru düzgün bir şey giyemezsiniz. Neden? Çünkü borçlu olduğunuz için rezil rüsvay bir halde görünmeniz gerekir. İyi zamanlarınızda almış olduğunuz güzel giysileriniz olsa bile bunları giyip toplum içerisine çıkmanız ayıplanır. “Adama bak, hem borçluyum diyor, hem de giydiği elbiseye bak, değme insan alıpda giyemez.” Arkanızdan söylenecek laf budur. Milletin gözüne girmek için bulabildiğiniz en pejmürde kıyafetleri giymelisiniz. Dostum dediğiniz, yardımını gördüğünüz kişiler bile aynı tavır içerisine girerler, kendilerince yaptıkları yardıma pişman olurlar.
 
Yine, borçlunun çarşıya pazara gidip poşetler dolusu malzeme alması kesinlikle yasaktır. Maazallah pazardan dönerken biri görürse, hele de bu alacaklıysa vay halinize. Sen misin borcunu ödemeyip de alışveriş yapan. Onun nazarında borç namus gibi kutsal bir varlıktır. Açlıktan ölme pahasına yemeyip içmeyip adamın kahrolası alacağı ödenmelidir.
 
Evinizin kapısı çalsa, acaba alacaklı mı geldi, icra memurları mı geldi diye içiniz korkuyla dolar, evinizde bile rahat oturamazsınız. Orası bile size hapishane gibi gelir. Agorafobi diye bir hastalık vardır, kalabalık yerlere gitme korkusu anlamına gelir. Borçlu insan da benzer bir psikoloji içine girer, kalabalık ortamlardan kaçar. Çünkü kalabalık yerlerde alacaklıya rastlama ihtimali daha fazladır. Bu yüzden gideceği yerlere ara sokaklardan, kimsenin tercih etmediği yollardan gider. Borçlu sokakta caddede genellikle yalnız dolaşır. Bunun sebebi arkadaşıyla dolaşırken alacaklıya yakalanma ve arkadaşının yanında rezil olma korkusudur.

 
Bazen, bir alacaklı peşinize adam takar, nereye gitseniz adam sizle beraber gider. Veya dükkânınız varsa gelip oturur, siz o borcu ödeyinceye kadar kalkmaz, sizinle beraber yiyip içer. O gün borcu halletmemişseniz yarın mesai gene başlar. Ödemezseniz iş uzar gider. Bu durumun jandarma nezaretinde yaşamaktan bir farkı yoktur.
 
Bildiğiniz gibi Türkiye IMF’ye en borçlu ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bu yüzden IMF’ye danışmadan mali bir karar alamıyoruz. Örneğin, hükümet memura maaş zammı vereceği sırada IMF devreye giriyor ve şu orandan fazlasını veremezsin diyor. Adamlar haklı olarak kendilerini düşünüyorlar. Çünkü Türkiye’nin finans dengesi bozulduğunda borcunu geri ödemekte zorlanacak. Bu da IMF’yi sıkıntıya sokacak. Türkiye’nin bu duruma düşmemesi ve alacaklarını tahsil etmede zorlanmaması için de, IMF’ciler ucu paraya dokunan her şeyimize müdahale ediyorlar.

Sunucu Sitenhazir.com