Borç
öyle bir rezilliktir ki; borçlu bir insan herkesin diline düşer, sağda
solda ondan konuşulur. Nereye gitse milletin acıyan bakışlarını üzerinde
hisseder. Kimse saygı duymaz, sözlerine itibar edilmez. Adı çıkanın
canı çıksın derler ya; artık ne yapsa yaranamaz, herkesin güvenini
yitirmiştir. Ne garip bir şeydir ki, bazı insanlar borca düşenler
hakkında gıybet yapmaktan zevk alır, adeta bunu yapma hakkını
kendilerinde görürler. Onlara göre borca batmış kişi çok kötü ve
günahkâr biri olduğundan, bu durumda olmayı hak etmiş, kötülüğünün
karşılığını bu dünyada görmüştür.
Hatta, borçlu adamın
kafasının çalışmadığını, çok ahmak olduğunu, onun yaptığı hataları bir
çocuğun bile yapmayacağını, kendilerinin bu hatayı asla yapmayacağını
söyleyerek borca girdiğinden dolayı kınarlar. Aslında bunlar kısmen
doğrudur. Borçlu adam geriye dönüp baktığında hatalarını geç de olsa
anlar, bu hatayı nasıl yapmışım deyip kafasını taşlara vurur. Borçlu
duruma sadece kendi hatasından dolayı düşmüştür, bu da doğrudur. Ama,
borçluyu kınayan insanların unutmaması gereken bir gerçek vardır ki, o
da; bir kimseyi her hangi bir şeyle kınayan kişinin, bu dünyada aynı
şeye maruz kalmadan ölmeyeceğidir.
|