Borçla Mücadele Platformu
Giriş



Newsletter


Lists:



Action:

Ana Sayfa      Borç Nedir?      Borç şiddetli bir cezalandırmadır
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle
Bir koyun sürüsü yaylada otlarken, koyunlardan birinin gözü yakınlardaki bir buğday tarlasına takılmış. Baharın gelmesiyle daha yeni filizlenmiş yemyeşil buğdayların mis gibi kokusu metrelerce öteden duyuluyor, adeta burnunun direklerini sızlatıyormuş. Koyun bu taze ekinleri yemek için karşı konulmaz bir istek duyuyormuş. Bir an çobanın varlığını unutan koyun ekin tarlasına doğru yürümeye başlamış, tabii sürü de peşi sıra yürümüş. Durumu gören çoban koyunun anlayacağı dilden seslenip gitmemesi için birkaç kez uyarmış, fakat koyun tınmamış, gitmeye devam etmiş. Bunun üzerine çoban oturduğu yerden kalkmadan eline aldığı bir taşı en önde giden koyuna fırlatmış. İsabet alan koyunun çok fena canı yanmış, ama aklı da başına gelmiş. Anlamış ki, onun her türlü ihtiyacını temin eden ve iyiliğini isteyen çoban o tarafa gitmesine razı değildir. Yaptığı hatayı anlayarak hemen geri dönmüş, sürü de onu takip etmiş.
 
Bazen insan da bilerek veya bilmeyerek dünyanın karşı konulması zor olan cazibesine kapılarak nefsine uyar ve helal dairesinden uzaklaşarak haddini aşar, Allah’ın yasakladığı fiilleri işlemeye kalkar. Böyle durumlarda yarattığı kullarının her ihtiyacını bilen ve en güzel şekilde yerine getiren Rabbimiz kaderden musibet taşları göndererek kulunu uyarır, suçun büyüklüğüne göre büyük veya küçük taşlarla canını yakar. Bu taşa, yani musibete maruz kalan kişi derhal aklını başına toplamalı, gittiği yolun yanlış olduğunu anlamalı ve doğru yolu bulmalıdır. Kendi hatası sebebiyle musibete maruz kalan insan hatasında ısrar eder, hatasından dolayı pişman olmayıp inadına günah işlemeye devam ederse, doğru yolu buluncaya kadar kaderden taşlar gelmeye devam eder. Haddini aşmada insan bazen o kadar ileri gider ki, cezası bu dünyada verilemeyecek kadar büyük olur.
 
Küçük suçların küçük mahkemelerde, büyük suçların da büyük mahkemelerde cezasının verildiği gibi, bu insanların suçlarının büyüklüğü sebebiyle Allah dünyada cezalandırmaz, ahirette kurulacak büyük mahkemeye bırakır. Bu yüzden bazı insanlar görürüz ki; her türlü kötülüğü işledikleri halde her işleri rast gider, tabiri caizse bir eli yağda, bir eli balda olurlar. Cenab-ı Allah bunların ufak tefek iyilikleri varsa karşılığını bu dünyada verir ki, öbür dünyaya kalmasın. Sevdiği kullarının da cezalarını bu dünyada verir ki, ahirette daha ağır cezaya maruz kalmasın. O yüzden dert, bela, hastalık ve musibetlerin en kötüsü, kabir azabının dünya versiyonu olan borç başımızdan hiç eksik olmuyorsa, kendimizi ciddi biçimde sorgulayıp, yaptığımız hatalardan ve işlediğimiz günahlardan pişman olarak bir daha yapmamaya gayret etmeliyiz. Yoksa vay halimize!

Sunucu Sitenhazir.com