Borçla Mücadele Platformu
Giriş



Newsletter


Lists:



Action:

Ana Sayfa      Borçlunun Özellikleri      Borçlu acınacak haldedir, ama kimse acımaz
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle
Zarara
rızasıyla girene merhamet edilmez diye veciz bir söz vardır. Günlük hayatta yaşadığımız bir çok olayda bu sözün ne kadar doğru olduğunu görürüz. Mesela adamın biri içki içer, sarhoş olur, sonra da o vaziyette araba kullanmaya kalkar. Sonuç aslında en baştan bellidir. Onu uyarırlar, bu kafayla araba kullanma, kaza yaparsın derler. Ne çare dinletemezler, çünkü sarhoşların en bariz özelliklerinden biri sarhoş olduklarını inkar etmeleridir. Kimseyi dinlemez, direksiyona geçer, çift gördüğü ağacın ortasından geçeyim derken toslar, kolu bacağı kırılır. Milletin diyeceği söz bellidir, o kadar da söyledik o şekilde araba kullanma diye, oh olsun.
 
Bir çocuk bir sürü oyuncağı varken onları bırakıp tehlikeli bir aletle oynamaya başlar. Annesi de hemen uyararak onu bırakıp oyuncaklarıyla oynamasını söyler, ama sözünü dinletemez. Bir süre sonra alet çocuğun canını yakar, örneğin bıçakla oynuyorsa elini keser, o da ağlamaya başlar. Annesi hemen koşar, elini bantlar ama, bir tokat da o vurur. Acımaz, çünkü o kadar uyarmış, çocuk adeta bile bile bu işi yapmıştır.
 
Bir genç kimsenin tasvip etmediği, ne idüğü belli olmayan kişilerle arkadaşlık ediyordu. Dostları onu uyardılar, bak, bu adamlar tekin değil, ne yaptıklarını bilen yok, başını belaya sokarlar, derhal onlardan uzaklaş. Tabii kimseyi dinlemedi, kötü arkadaşlarıyla dolaşmaya devam etti. Bir gün onların karanlık işler çevirdiği bir mekana gitti, o anda orayı polis bastı ve bu genci de alıp götürdüler. Ne kadar dil döktüyse de derdini anlatamadı ve arkadaşlarının suç ortağı olarak tutuklandı, gençliği hapislerde geçti. Dostları ona üzüldüler, ama acımadılar. Çünkü zarara kendi isteğiyle razı olmuştu.Keçinin canı sopa isteyince, çobanın değneğine sürtünürmüş, borçlu da aslında kendi kaşınmış ve sopayı hak etmiştir.
 
Bir insanın kötü gidişatı çevresindekiler, eşi dostu, ailesi tarafından fark edildiğinde hemen onun iyiliği için uyarılır. Özellikle büyükler, görmüş geçirmiş insanlar tarafından yaptığı hatalar gösterilir, evladım gidişatın iyi değil, şunları yapma, bunlardan uzak dur vs. şeklinde nasihat edilir. Veya bir işi yaparken bu konuda tecrübeli olanlar, kardeş, bu iş çok riskli, yapma zarar edersin, kaç kişi bu işi yaptı ama hepsi battı vs. şeklinde uyarırlar, ama yine de kendi bildiğini okur. Hani, küçük dağları ben yarattım diyecek kadar gururlu ve ben doğru bildiğimden şaşmam diye kimsenin fikrini, bilgisini, tecrübesini kaale almayan bazı insanlar vardır. İşte borçlular, her ne kadar bunu kabul etmeseler de, aynı tavır içerisine girmiş, kimseyi dinlememiş, kendi bildiğini okuyarak rızasıyla zarara girmiştir. Böyle yapan kişi elbette merhamete layık olmaz. Nitekim, çeşitli şekillerde musibete düşmüş kişilere insanlar acıyıp şefkatle yaklaştıkları halde, borçlulara çoğu kez kendin ettin kendin buldun, yana yana gez muamelesi yapılır.

Sunucu Sitenhazir.com