|
Borçlu dünyanın en bedbaht insanıdır. Borç onu öyle bir hale getirir ki, çoğu zaman insanlığından utanır, yaptığı şeylere kendisi bile inanamaz. Söz verir sözünde durmaz, dilinden yalan eksik olmaz, para bulmak için olmadık şeyler yapmaya kalkışır. Neye elini atsa elinde kalır, herkesin maskarası olmuştur, velhasıl borç yüzünden başından bela eksik olmaz. Bütün bunlar borç yüzünden başına gelmiştir ama borç sadece borçlunun kendi hatalarının bir sonucudur. Çoğu borçlu hatasını kabul etmese de bu böyledir. Hatanın kabul edilmemesi sıkıntıyı daha da arttırır, kurtuluşu geciktirir. Peki kurtuluş var mıdır? Evet, kesinlikle vardır. Borçtan kurtulmak mümkündür.
|
|
Borçlu o kadar talihsizdir ki, hangi işi yapmak istese işleri ters gider.
|
Borçlu bir kişi para bulma ümidi en zayıf olan bir şeye bile kuvvetli bir şekilde sarılır.
|
Borçlunun hemen her gün ödemesi gereken bir borcu vardır, bu yüzden hep paniktedir. |
Borçlu yaptığı hatalar yüzünden kendini acınacak duruma düşürmüştür ama, hiç kimse acımaz. |
Borçluya küçük büyük, okumuş cahil herkes laf söyler, kendi çapında ders verir. |
Bir kişinin ödeme gücünün çok üzerinde borcu varsa, bu kişi yalan söylemek zorunda kalır.
|
|
Borçlu ödeme konusunda sıkıştırıldığında gün vermek zorunda kalır, ama o gün ödeyemez.
|
Borçlu her zaman paraya muhtaç olduğundan önce kendi borçlarından kurtulmaya çalışır.
|
Peygamber efendimiz borçluya sadaka vermenin mübah olduğunu belirtmiştir. |
Borçlu için borç ödemek kutsal bir görevdir ve bu görevi ifa için her yola başvurur.
|
Borçlunun ne durumda olduğunu ancak kendisi gibi borçlu olan kişiler anlayabilir. |
Borçlu söz verip tutamadığı için borçluya olan
güven sarsılmıştır, artık kimse güvenmez. |